OSMANİYE Ak Parti Genişletilmiş İl Divan Toplantısını Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'nin de katılımı ile gerçekleştirildi.
2010-03-01 09:43
Yargıçlarımızı işkâl kuvvetlerine benzetiyorlar
İbrahim EMÜL OSMANİYE Ak Parti Genişletilmiş İl Divan Toplantısını Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli'nin de katılımı ile gerçekleştirildi. Arpacı Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen toplantıya; partinin il, ilçe teşkilatı ile kadın ve gençlik kolları üyeleri katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan toplantıda İl Başkanı Ömer Yağmur'un kısa bir açılış konuşma yaptı. Ardından Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Erikli ile Osmaniye Milletvekili Prof. Dr. İbrahim Mete Doğruer ülke gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye'de siyasi iktidarın sağlandığını söyleyen Bülent Gedikli, ülkenin koalisyon hükümetleri döneminde çok büyük kayıplara uğratıldığını kaydetti. Gedikli muhalefetin son günlerde hukuktan şikayetçi olduklarını söyleyerek; ““Yargıçlarımızı işkâl kuvvetlerine benzetiyorlar. Ne kadar enteresan ya! Hukuk sizin şimdi mi aklınıza geldi.” Dedi. Son yedi yıldan bu yana Ak Parti olarak icraatlarla milletin gönlünü kazanmayı başardıklarını kaydeden Bülent Erikli konuşmasında şunları ifade etti: “Bakın hiçbir seçimde ne başbakanımız nede bizler oy alabilmek için bir takım bol keseden vaatler, işte şunu da yaparız bunu da ederiz, bunu da hallederiz bu tarz yaklaşım içerisinde asla olmadık ve olmayacağız da. Çünkü bizde taahhüt var taahhüt!.. o ne demek biliyor musunuz? Biz deriz ki; biz Ak parti olarak şunları yapacağız. Altında imza Recep tayip Erdoğan Başbakan, Genel Başkan. Bu imza varsa o mutlaka yapılır. Çünkü biz yapacaklarımızı vaat ederiz. Bugüne kadarda öyle yaptık öyle yapmaya da devam edeceğiz.” Dedi. Türkiye'de ekonomik istikrarı da sağladıklarını vurgulayan Bülent Gedikli; “Uzun yıllar maalesef büyük sıkıntılar yaşandı ekonomide. Yahu bir enflasyonu bile halledemediler. Enflasyon enflasyon vardı ya, %50'ler 60'lar vardı ya enflasyon, zamlar vergiler sağanak gibi gelirdi. Şu 3 Kasım öncesi öncesinden biraz kesitler sunmak lazım. Çok şeyler olurdu Türkiye'de.. Ama bakın bugün artık tek haneli rakamlarda bir enflasyon var. Bir ekonomik istikrar var. Üstelik küresel finans krizine rağmen var. Bu gerçekten çok büyük bir krizdi. Bütün dünyayı sarstı. Amerika Avrupa sarsıldı. Böyle bir kriz ortamında Türkiye ekonomik istikrarını korumayı başardı. Sağlam bir şekilde ayakta kaldı. Hani teğet geçti geçmedi tartışmalar vardı ya. E yani 3 Kasımdan önce bir anayasa kitabı atıldı diye ortalık toz dumana dönüyordu. %50-60'larda devalüasyon oluyordu, faizler %5000-6000'ler oluyordu. Böyle bir ülkeydi Türkiye. Ama bugün krize rağmen ne faizler fırladı, ne bankalar battı, ne kurlar aldı başını gitti, ne enflasyon uçtu. 3 Kasımdan önce hortumlanan bankalar sayesinde bu ülkenin 40 Milyar doları gitti. Ve biz bunu telafi edebilmek için o gün bugündür canla başla çalışıyoruz. Bazı sıkıntılar olmadı elbette ki oldu. Biz bu sıkıntıları yeter ki şu istikrar devam etsin biz bunun altından kalkabiliriz. Ama bu istikrarın devam etmesi de Ak partinin tek başına bu ülkeyi yönetmesine bağlı. Bunu da böyle bilin. Önümüzdeki seçimlere ak parti olarak çok büyük gayretle hazırlanacağız. Belki daha çok çalışacağız. Çünkü biz çalıştıkça bu dönen çarklara çomak sokanlar çok oluyor, durmuyorlar. Bu zihniyet nasıl bir zihniyet biliyor musunuz? Ne yaparım nede yaptırırım. Böyle bir zihniyetle karşı karşıyayız. İşte görüyorsunuz; Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaparsınız meclisten kaçarlar, Sine-i millete döneceğiz diye bizi tehdit ettiler dönebildiler mi dönemediler.” Dedi. Muhalefetin şimdi de hukuktan şikayet ettiğine dikkat çeken Bülent Gedikli konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yargıçlarımızı işkâl kuvvetlerine benzetiyorlar. Ne kadar enteresan ya! Hukuk sizin şimdi mi aklınıza geldi. Daha önce hukuk katledildiğinde neredeydiniz. 28 Şubat sürecinde hukuk katledilmedi mi? O zaman neredeydiniz! E muhtıralar verildi o zaman hukuk katledilmemiş miydi? O zaman neredeydiniz. Bugün niye şikayet ediyorsunuz? Çetelere müdahale edildiği için şikayet ediyorlar. Ne kadar enteresan. Soruyorum o zaman siz neden yanasınız ya! Milletten yana mısınız çetelerden yana mısınız? Kimden yanasınız bir açıklayın bilelim öğrenelim. Bu nasıl bir anlayış bu nasıl bir yaklaşım. Biz bu söylediklerime rağmen işimize bakacağız. Bizim önümüzde yapmamız gereken çok işimiz var. Türkiye'mizin çok önemli temel meseleleri var. Kronik kangren haline gelmiş sorunlar. onları çözmek için çok kararlı adımlar atmalıyız.” Ak Parti Osmaniye Milletvekili Prof.Dr.İ.Mete Doğruer ise “Demokratik açılım ülkemiz için kardeşlik, birlik ve beraberlik projesidir. Ülkemizin daha aydınlık günlere ulaşmasının önünü açacak birleştirici bir projedir. Türkiye demokratikleşemediği müddetçe sanayileşemez, gelişemez, geliri artamaz, refah seviyesi yükselemez. Bunların anlatılması lazım. Yoksa üç ileri iki geri gitmekle sürekli bir takım sıkıntılar içerisinde olmakla, patinaj yapmakla bu ülkenin bir yere gitmesi mümkün değildir. Biz inşallah demokratikleşme sürecini kardeşlik sürecini gerçekleştirerek ülkemizin yarınlarını yani çocuklarımıza çok daha iyi bir Türkiye bırakacağımız kanaatindeyim. Yargı kendi görevini, meclis yasama görevini, hükümette yürütme görevini yapıyor. Bu üçlü birbiriyle koordineli fakat bağımsız çalışan bir sistem şeklinde gerçekleşmeye başlıyor. Yani Türkiye demokratikleşme, insan hakları yolunda her geçen gün daha önemli adımlar atmaya başlıyor. Dolayısıyla bu tip olaylar bir çalkantı çeklinde, bir kargaşa ve karışıklık şeklinde yorumlanmamalıdır. Bazı tartışmalar olsa da inanın bu durum kısa süre sonra ülkemizin daha refah günlere doğru gitmesine zemin hazırlamaktadır.” ifadelerini kullandı.